Kayıtlar

Ağam Biz Bu B..u Niye Yedik?

Resim
Erdoğan birkaç gün önce “ "Dünyanın hiçbir yerinde ilişkisi kalmayan gösterge faiz-enflasyon dayatmasını tek kurtuluş reçetesi gibi önümüze koyanların bir kısmı zırcahil, bir kısmı ise alenen haindir." şeklinde bir açıklamada bulundu. Çok moral bozucu, talihsiz bir açıklamaydı doğrusu. Çünkü belki bir umut Erdoğan yaptığı yanlıştan döner diyordum. Artık bu vakitten sonra kendisine uyarıda bulunan insanlar da uyaramaz. Bu kadar sert bir açıklamadan sonra bu yoldan geri dönmesi iyice imkansız hale geldi. Acı olan şu ki; Erdoğan’ın yol arkadaşı bürokrat ve siyasetçilerin neredeyse tamamı Erdoğan’ın “hain” veya “zır cahil” diye işaret ettiği şekilde düşünüyor. Yani Erdoğan taraftarlarları arasında bile destekçi bulamadığı ekonomik stratejisini tüm ülkeye dayatıyor. Yine Erdoğan 28 Mayıs 2013 tarihinde “ İki tane ayyaşın yaptığı yasa muteber oluyor da dinin emrettiği bir yasa sizin için neden reddedilmesi gerekiyor.” şeklinde bir açıklamada bulunmuştu. Görünen o ki ülkede pek bir ...

Erdoğan’ın Son Çaresi: Kılıçdaroğlu

Resim
Muhalif cephenin çok sayıda CB adayı var. Herkes de kendi adına canhıraş şekilde kulis yapıyor. Ben seçim takvimi açıklandığında malum isimlerin hepsinin aday olacağını düşünüyorum. Yani Erdoğan’ın ilk turda belki on tane rakibi olacak. Seçim ikinci tura kalacağından Erdoğan’ın ikinci turda rakibinin kim olacağı da bu amansız yarış sonunda belli olacak. Büyük Birlik Partisi Başkanı Mustafa Destici birkaç ay önce “Adaylık Kılıçdaroğlu’nun hakkı” diyerek ilk manevrayı yaptı. Ardından Ak Parti’ye yakın araştırma şirketinin sahibi İhsan Aktaş sık sık Kılıçdaroğlu’nun muhalefetin adayı olması gerektiğini söylemeye başladı. Son olarak Erdoğan Kılıçdaroğlu’na meydan okuyarak “Yüreği yetip 2023’de CB adayı olacak mı?” diye sordu. Bu tabi ki karşı tarafı tahrik etmek amacıyla söylenmiş bir söz. İktidar cephesi yatıp kalkıp Kılıçdaroğlu’nun aday olması için dua ediyor. Çünkü Erdoğan, ikinci turda Kılıçdaroğlu’nu rahatça devirebileceğini öngörüyor. Diğer adaylarda sıkıntı yaşayabilir. Tabi bu Erd...

Faizcilerin Baş Hamisi: Erdoğan

Resim
Önceki yazılarımda Erdoğan’ın faiz karşıtlığının İslami hassasiyetlerinden kaynaklandığını belirtmiştim. Çok sayıda kişi yanıldığımı söyledi. Gerekçeleri de gayet mantıklıydı; Erdoğan gibi kurnaz bir liderin göz göre göre bu kadar dramatik bir hata yapmayacağını, düşük faiz operasyonunun sistemli ve bile bile çekildiğini söylediler. Kimisi birilerine para aktarıldığını, kimisi Erdoğan’ın sermayedarlara göz kırptığını, kimisi bankacılık sektörünü ayakta tutmaya çalıştığını, bazısı seçimi kaybedeceğini anlayarak ekonomiyi kasten bozduğunu ve gelecek CB adayını zor durumda bırakmak istediğini, bazısı daha ileri giderek Erdoğan’ın Türkiye’yi batırmak, yok etmek üzere görevli bir ajan olduğunu ifade ettiler. Hiçbiri değil. Gerçek şu ki, Erdoğan tamamen İslami hassasiyetlerinden dolayı faizi düşürmeye çalışıyor. Yakın çevresinden aldığım bilgiler bu yönde. Düşük faiz takıntısı ve uygulamaları 4 yıl önce başladığında Erdoğan yeni seçilmişti ve bir sonraki seçime dair kaygıları yoktu, pozisyon...

Yavaş Yavaş Yüklenen Cumhurbaşkanı Adayı

Resim
Pek çok kişi dillendirse de, somut, müesses bir kurumu olmadığından Türkiye’nin bir derin devleti bulunup bulunmadığı hep şaibeli olagelmiştir. Ya da doğası gereği bu tür bir resmi yapılanma varsa da ifşa edilmediğinden biz bilemiyor olabiliriz. Böyle bir kurum olsaydı, bunca yılda mutlaka kokusu çıkar ve konuşulurdu. Buradan hareketle resmi bir derin devletimiz yoktur diye düşünüyorum. Ama gayrınizami ve teamüller çerçevesinde oluşmuş bir derin devletimiz olduğuna eminim. Devletin askeri veya bürokratik kadrolarına hakim şahsiyetlerin, tabii olarak bu derin yapılanmanın üyesi olduğunu biliyoruz. Yani amorf bir yapı, eli zayıflayanların ıskartaya çıktığı, eli güçlenenlerin yeni üyeler olarak boy gösterdiği derin bir yapılanmadan bahsediyoruz. Bu zevat ülkenin o anki şartlarına göre birtakım kararlar alıp, bunları ellerindeki asimetrik güçlerle uygulamaya koyar ya da resmi yapıya dayatmalarda bulunarak hayata geçirilmesi için zorlar. Derin devletimiz uzunca yıllar İngiltere’yle, ardında...

Yeni Türkiye'nin Yeni Lokomotifi Kim Olmalı?

Resim
Bu yazıyı, bu ülkeye inanan herkesin sabırla ve adım adım sonuna kadar okumasını rica ediyorum. Bu ülke, evet, bir Kurtuluş Savaşı kazandı ve fakat öncesinde çok büyük bir savaş kaybetti. Kurtuluş Savaşı sırasında kazandıkları, 1. Dünya Savaşı’nda kaybettiklerinin %10’u ancak eder. Kayıp derken sadece yitirdiğimiz topraklardan bahsetmiyorum. Bana göre özgüven, kültür ve saygınlık cephesinde yaşadığımız erozyonlar toprak kayıplarımızdan daha derin zayiatlar içeriyor. Fakat her şeye rağmen tarihimizin görkemli derinliği ve bu kutlu geçmişin omuzlarında yükselen ruhumuzu yıkamadılar. Belki bir kısmımız teslim oldu. Ama yine de büyük çoğunluğumuz o muştulu günler için dert edindi, çabaladı, sabretti, hayal kurdu. Her ne kadar yönetim ve dünya görüşleri farklı ve hatta bazılarının taban tabana zıt olsa da, devlet başkanlarımızın tamamı aynı ruhla yeniden milletimizi bu “kutlu erek”e ulaştırmak için gayret gösterdiler (Mesut Yılmaz’ı ve Ecevit ve Demirel’in son dönemlerini hariç tutuyorum). ...