Kayıtlar

2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bir Damat Portresi: Berat Albayrak (2)

Resim
Berat Albayrak’ın Türkiye’de bu kadar önemli bir figür olması, 17-25 Aralık’ta başlayan ve 15 Temmuz darbe girişimiyle zirveye çıkan birtakım olaylar silsilesi sayesinde olmuştur. 17-25 Aralık itibariyle FETÖ’nün Erdoğan’a açıktan savaş ilan etmesinin akabinde kılıçlar çekildi. Fakat Erdoğan, etrafındaki kurmaylarının büyük bir kısmının kendisini yalnız bıraktığını anlamakta gecikmemişti. Bu acı gerçeği 28 Ekim 2016’da yaptığı bir konuşma esnasında “Yanımda halkımdan başka kimseyi bulamadım” diyerek haykıracaktı. FETÖ’nün yolsuzluk dosyalarını faş etmesi, sosyal medyada bol miktarda gayrimeşru ilişkiler içeren kasetlerin dönmesi Ak Parti’deki çok sayıda kişiyi tedirgin etti. Maalesef bir çoğunun yolsuzluk veya gayrimeşru ilişki türünden açıkları vardı. Yanlış bir kelam ettiklerinde, her an kendi kaset veya dosyaları ifşa olabilirdi. Ayrıca FETÖ’nün bürokraside ve askeriyede ne kadar güçlü ve organize olduğunu bildiklerinden savaşı kimin kazanacağından emin değildiler. Sessiz kal...

Bir Damat Portresi: Berat Albayrak (1)

Resim
Bugün, Ak Parti seçmeninin en rahatsız olduğu parti içi figürü, ha keza muhaliflerin en çok hedef tahtasına koyduğu siyasi aktörü; Berat Albayrak’ı mercek altına alacağız. Beni şahsen tanımayıp, yazılarımı takip ettiğini ifade eden insanlarla bir vesile karşılaştığımda hep aynı soruyu soruyorum: “Yazılarım hakkında genel bir yorum yapacak olsanız, ne söylersiniz?” Cevaplar hemen hemen aynı çerçevede geliyor ve beni fazlasıyla mutlu ediyor. İnsaflı, tarafsız, hakkaniyetli… Berat Bey’i de bu perspektifle değerlendireceğim. Oluşmuş atmosfere ve duygusal yüklemelere kulak asmadan mümkün olduğunca objektif bir analiz yapmayı hedefliyorum. Başlayalım. Berat Albayrak, Milli Görüş’ün önemli simalarından yazar Sadık Albayrak’ın ikinci oğlu. Fakat tüm Türkiye ismini Başbakan Erdoğan’ın kızı Esra Erdoğan’la evlendiği zaman duydu (2004). Ancak, aktif olarak politikaya atıldığı ve milletvekili seçildiği 2015 yılına kadar medyada pek görünmedi. Aynı yıl Enerji ve Tabii Kaynaklar B...

Davutoğlu: Yaktın Beni Ali

Resim
Siyaset arenası, politik süreçler için oldukça uzun süre sayılabilecek durağan bir periyodu geride bırakmak üzere. Tayyip Erdoğan’ın yirmi yıldır domine ettiği siyaset kurumu, gerek sol cenahta, gerek merkez sağda dinamikleri ve aktörleri değişim sinyalleri veren bir sürece girdi. Ancak bu yazıdaki gündemimiz daha çok merkez sağ olacak. Merkez sağda uzun süredir konuşulan ve el altından yürütülen çalışmalar, yavaştan gün yüzüne çıkmaya başladı. Bir süredir üstü örtülü muhalefet yapan, diğer yandan sahada koşturan, organize olmaya çalışan Davutoğlu, Ak Parti’ye yönelik eleştiri frekansını ve tonunu yükseltti. Elliden fazla ilde teşkilatlanmasını hazırlamıştı ve pusuya yatarak Ak Parti’nin sendelemesini bekliyordu. Cumhur ittifakının yerel seçimler sonunda büyükşehirlerde yaşadığı hezimet, Ahmet Hoca’ya istediği çıkışı yapacak atmosferi tam da sunmadı doğrusu. Bunun iki önemli sebebi vardı. Birincisi tekrarlanan İstanbul seçimlerinde Ekrem İmamoğlu’nun çok sükseli bir zafer ka...

Her Temas İz Bırakır

Resim
İlginizi çekebilecek diğer yazılar: Sosyal Bilimler ve Sanat Hazan Sancısı Sorunlu ve Zorunlu Lükslerimiz

Hazan Sancısı

Resim
Şükür ki, ılıman kuşakta yaşıyoruz ve bu sayede dört farklı mevsimin de tadını çıkarabiliyoruz. Her mevsimin kendine göre sıkıntıları ve güzellikleri var. Ama ben Nasreddin Hoca gibi baharları daha çok seviyorum. Hele ki sonbaharı. Sonbaharı birçok insan farklı sebepten seviyor olabilir; çiftçi hasadını aldığından, öğrenciler/öğretmenler arkadaşlarına/öğrencilerine kavuşacağından vs. Sonbaharı neden sevdiğimi tam kestiremiyorum. Gün batımını da seviyorum aynı sebepten. Sanki bitişin melankolik havasını solumanın keyfinden. Sanki, Yahya Kemal’in dediği gibi teşrinlerin (Ekim-Kasım) hüznü iliklere sinip ölümü çağrıştırdığından. İklimin insanın zihin ve ruh hali üzerinde derin etkileri olduğu herkesin kabulüdür. Kimilerinde bu etki gece gündüz farkı kadar belirgin olabilmektedir. İklimin olağan parçası olarak mevsimsel değişimlerin de bazı insanların hayattaki aktivitelerine tesirleri ciddi cihette mümkün olabilir. İklim bazen veriminizi düşürür, şevkinizi kırar, bazen de...

Davutoğlu Parti Kuracak mı, Kurmalı mı?

Resim
Şu aralar siyasetin en hararetli gündemlerinden birisi sağ cenahta, daha doğrusu muhafazakâr sağ cenahta kurulması beklenen yeni parti. Bu partinin nasıl, ne zaman ve kimler tarafından kurulacağına dair spekülasyonlar sürüp giderken bu konudaki bazı analizlerimi paylaşmak istedim. Ak Parti’de bir tavsama olduğu malum. Dolayısıyla içeriden, yani tabandan muhalif söylemler giderek çoğalıyor. Ancak elle tutulur bir muhalefet olmaması hem Ak Parti, hem de Türkiye için ciddi bir problem. Bu açığa istinaden Ak Parti’yi zorlayacak bir muhalefet partisine ihtiyaç var. Ama madalyonun diğer yüzüne baktığımızda önümüze ilginç ve farklı gerçekler çıkıyor. Muhalefet bayrağını taşımaya aday öne çıkan üç isim var karşımızda; Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan. Abdullah Gül’ün genel siyasi tavrı gerek politik dünyada, gerekse tabanda çok teveccüh görmüyor. Cumhurbaşkanlığı yapmakla zirveyi görmüş bir isim. Yani altında bir pozisyon kesmez. Diğer taraftan bir seçime girip kaybet...

El-Muktedir

Resim
Arapça’dan Türkçe’ye geçmiş bir kelime: muktedir. Bir şeyi yapmaya gücü yeten manasında kullanıyoruz. Fakat diğer taraftan Allah’ın isimlerinden birisi. İsmail Kılınç Allah’ın sıfatlarından biri olarak El-Muktedir için “ Dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi kolayca yaratan kudret sahibi” tanımlamasını yapmış. Sizi bilmem ama ben bilim ve teknoloji geliştikçe, kıs kıs gülerek, her geçen gün insanın ne kadar aciz olduğunu idrak ediyorum. İnsanoğlu küçük beyniyle büyük icatlar yapma peşinde koştururken attığı her yeni adımda daha karmaşık, daha görkemli dünyalarla karşı karşıya geliyor. İnsanlar yeni şeyler keşfetmesin demiyorum elbette. Ama siz de bana biraz müsamaha gösterin ve gülmemi abes karşılamayın lütfen. Allah-u Teala yaradılışı öyle bir teori üzerine bina etmiş, kuralları öylesine insanüstü mekanizmalarla harmanlamış ki kendi arzu ve iradesinde bir olurluk yaratması için dilemesi yeterli hale gelmiş. Oldum olası Allah’ın penceresinden olaylara bakmaktan kaçınmış...