Kayıtlar

Faizcilerin Baş Hamisi: Erdoğan

Resim
Önceki yazılarımda Erdoğan’ın faiz karşıtlığının İslami hassasiyetlerinden kaynaklandığını belirtmiştim. Çok sayıda kişi yanıldığımı söyledi. Gerekçeleri de gayet mantıklıydı; Erdoğan gibi kurnaz bir liderin göz göre göre bu kadar dramatik bir hata yapmayacağını, düşük faiz operasyonunun sistemli ve bile bile çekildiğini söylediler. Kimisi birilerine para aktarıldığını, kimisi Erdoğan’ın sermayedarlara göz kırptığını, kimisi bankacılık sektörünü ayakta tutmaya çalıştığını, bazısı seçimi kaybedeceğini anlayarak ekonomiyi kasten bozduğunu ve gelecek CB adayını zor durumda bırakmak istediğini, bazısı daha ileri giderek Erdoğan’ın Türkiye’yi batırmak, yok etmek üzere görevli bir ajan olduğunu ifade ettiler. Hiçbiri değil. Gerçek şu ki, Erdoğan tamamen İslami hassasiyetlerinden dolayı faizi düşürmeye çalışıyor. Yakın çevresinden aldığım bilgiler bu yönde. Düşük faiz takıntısı ve uygulamaları 4 yıl önce başladığında Erdoğan yeni seçilmişti ve bir sonraki seçime dair kaygıları yoktu, pozisyon...

Yavaş Yavaş Yüklenen Cumhurbaşkanı Adayı

Resim
Pek çok kişi dillendirse de, somut, müesses bir kurumu olmadığından Türkiye’nin bir derin devleti bulunup bulunmadığı hep şaibeli olagelmiştir. Ya da doğası gereği bu tür bir resmi yapılanma varsa da ifşa edilmediğinden biz bilemiyor olabiliriz. Böyle bir kurum olsaydı, bunca yılda mutlaka kokusu çıkar ve konuşulurdu. Buradan hareketle resmi bir derin devletimiz yoktur diye düşünüyorum. Ama gayrınizami ve teamüller çerçevesinde oluşmuş bir derin devletimiz olduğuna eminim. Devletin askeri veya bürokratik kadrolarına hakim şahsiyetlerin, tabii olarak bu derin yapılanmanın üyesi olduğunu biliyoruz. Yani amorf bir yapı, eli zayıflayanların ıskartaya çıktığı, eli güçlenenlerin yeni üyeler olarak boy gösterdiği derin bir yapılanmadan bahsediyoruz. Bu zevat ülkenin o anki şartlarına göre birtakım kararlar alıp, bunları ellerindeki asimetrik güçlerle uygulamaya koyar ya da resmi yapıya dayatmalarda bulunarak hayata geçirilmesi için zorlar. Derin devletimiz uzunca yıllar İngiltere’yle, ardında...

Yeni Türkiye'nin Yeni Lokomotifi Kim Olmalı?

Resim
Bu yazıyı, bu ülkeye inanan herkesin sabırla ve adım adım sonuna kadar okumasını rica ediyorum. Bu ülke, evet, bir Kurtuluş Savaşı kazandı ve fakat öncesinde çok büyük bir savaş kaybetti. Kurtuluş Savaşı sırasında kazandıkları, 1. Dünya Savaşı’nda kaybettiklerinin %10’u ancak eder. Kayıp derken sadece yitirdiğimiz topraklardan bahsetmiyorum. Bana göre özgüven, kültür ve saygınlık cephesinde yaşadığımız erozyonlar toprak kayıplarımızdan daha derin zayiatlar içeriyor. Fakat her şeye rağmen tarihimizin görkemli derinliği ve bu kutlu geçmişin omuzlarında yükselen ruhumuzu yıkamadılar. Belki bir kısmımız teslim oldu. Ama yine de büyük çoğunluğumuz o muştulu günler için dert edindi, çabaladı, sabretti, hayal kurdu. Her ne kadar yönetim ve dünya görüşleri farklı ve hatta bazılarının taban tabana zıt olsa da, devlet başkanlarımızın tamamı aynı ruhla yeniden milletimizi bu “kutlu erek”e ulaştırmak için gayret gösterdiler (Mesut Yılmaz’ı ve Ecevit ve Demirel’in son dönemlerini hariç tutuyorum). ...

Erdoğan Artık Bir Milli Güvenlik Meselesidir

Resim
Farkındayım, başlık Silivri’ye davet çıkaracak cinsten. Ama birilerinin bu uyarıyı yapması gerekiyordu. Buna benzer uyarıları yapanlar oldu ve hala oluyor. Ama benimkisi biraz farklı. Çünkü uyarı yapan diğer isimlerin bagajları dolu. Ya ihale alamamış, ya pozisyonunu kaybetmiş, ya da başka hesaplarla muhalif cepheye geçmiş isimler. Hasılı niyeti vatan, devlet, milletten çok kendi pozisyonlarına değer katmak. Niyet eylemi değerli ya da değersiz kılıyorsa, şu yazı, anlayan için çok değerli bir yazı. Çok sayıda seküler, solcu arkadaşım var, Tayyip Erdoğan’a destek ve oy veriyorlar. Öyle ki yirmi yıldır Erdoğan’a oy veren ve doğal sosyal çevresindeki tek kişinin bile bu gerçekten haberdar olmadığı figürler bunlar. Hemen hemen hepsinin gerekçesi de Erdoğan’ın bağımsız Türkiye yolunda gösterdiği dirayetli tutum ve liderlik. Doğrusu ben de en çok bu yönüyle, her türlü hatasına rağmen bugüne kadar tahammül edip kendisini destekledim. Ama gelinen noktada, yine mevzubahis saiklerle Erdoğan’ın iv...