Kayıtlar

Küçük Enver’in Büyük Rüyası (III)

Resim
Dış Politikada Yeni Ufuklar Ahmet Hoca, Gül’ün dışişlerinden sorumlu başdanışmanı ve büyükelçi titriyle kolları sıvar. Kitaplarında, derslerinde anlattığı konuların, savunduğu tezlerin pratikte karşılığını ortaya koyacaktır. Hani neredeyse bütün hayatını uluslararası ilişkilere vakfetmiş bir insanın önüne bundan daha iyi bir fırsat da gelemez doğrusu. Yeri gelmişken bir anekdot sunayım. Davutoğlu başdanışmanlığa atandığı günlerde bir öğrencisine rastladım. Tabi ki o da hocasına hayrandı. “Ahmet Hoca’nın keyfi yerindedir, tam uzman olduğu alanda çalışacak. Büyük fırsat geçti eline” dedim. Bana şöyle küçümseyerek baktı ve “Fırsat mı? Oğlum adam çok üzgün. O bilimsel çalışma yapmak, akademik dünyada devam etmek istiyor. Tayyip ve Gül adamı ikna etmek için ne kadar yalvardılar biliyor musun? ” diye cevap verdi. Bunu not edelim. (1)   Davutoğlu kafasındaki şablonlara uygun politikalar geliştirmeye başladı. Türk dışişlerini en çok eleştirdiği konu pasif olmalarıydı. ...

Küçük Enver’in Büyük Rüyası (II)

Resim
Bilim Sanat Medeniyet Sevdası Davutoğlu üniversiteden sonra çok iyi becerdiği işe, akademisyenliğe yönelir. Boğaziçi Üniversitesi’nde yüksek lisans ve doktora yapar. Bir taraftan da medeniyet inşaası üzerine kurduğu hayallerinin alt yapısı için Bilim Sanat Vakfı ’nı kurar. Bu vakıf aslında önemli bir boşluğu doldurur; Batı kafasıyla, Batı’nın istediği perspektifle bakmak üzere dizayn edilmiş TC üniversitelerinin propogandist atmosferinden bunalmış ve entelektüel potansiyeli olan mütedeyyin gençler için ferahlatıcı bir soluk olur. Davutoğlu bilgili ve çalışkan bir akademisyendir, ama Türkiye’deki üniversitelerde dindar bir adam olarak kadro bulması zordur. Laik-solcu akademik çetelerin -özellikle üniversitelerin sosyal bölümlerinde- yetenekli yüzlerce parlak akademisyenin önünü sırf mütedeyyin diye kestiğini biliyoruz. Ve aradan geçen bunca zamana ve dönüşüme rağmen bu çetelerin varlığını sürdürdüğünü görüyoruz. Hatta Davutoğlu’nun yıllar sonra, uluslararası camiada önemli bi...

Küçük Enver’in Büyük Rüyası (I)

Resim
Hani bir fırsatımız olsa da mürekkep yalamış insanlar arasında “Enaniyeti en yüksek lise ve üniversite hangisidir?” sorusuyla bir anket yapsak, sonuç büyük ihtimalle Galatasaray Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi çıkardı. Liseyi Galatasaray’da (ortaokul dahil 8 yıl), üniversiteyi Boğaziçi’nde (5 yıl) okumuş, yani egosu şişmiş yüzlerce insanla muhatap olmuş, aynı zamanda Ahmet Davutoğlu’nu yakından tanıyan bir arkadaşım şöyle demişti: Hayatım boyunca Davutoğlu kadar egosu yüksek bir insana rastlamadım. Bu münferit bir yorum olsa burada anmaya değmez. Ama Davutoğlu ile teşrik-i mesaisi olmuş birçok kişiden bu tür yorumların sadır olduğuna şahit oldum. Şaşırmış olanlara yazıyı sonuna kadar okumalarını tavsiye ediyorum. Davutoğlu Konya Taşkent’de dünyaya gelmiş, talihsiz bir şekilde erken yaşta öksüz kalmış, üvey annesi tarafından büyütülmüş. Fakat -kendi beyanatına binaen söylüyorum- talihli bir şekilde de annesinin yokluğunu çektirmeyecek bir çocukluk geçirmiş. Üvey annesiyle ara...

Oğulların Babaları Ölmeli

Resim
İlginizi çekebilecek diğer yazılar: Hazan Sancısı Yaşa Fanerbahçe Sorunlu ve Zorunlu Lükslerimiz